kitap

Vay başına yoga mı geldi?

0 Adet Yorum

-

30 Haziran 2017

Artık yogaya başlasam ama ne anlarım ki ben yogadan diyorsanız şimdi bahsedeceğim kitap “Vay Başına Yoga Gelenler” tam size göre. Yaz boyu plajda dahi elinizden düşürmeden okuyabileceğiniz kadar anlaşılır, sürükleyici, öykü formatında yazılmış bir Türkçe kaynak diyebilirim. Üstelik içinde evde deneyebileceğiniz her duruşa dair tüm detaylarıyla açıklamalı bir ders de içeriyor. O da tıpkı benim gibi hem yazar hem de yoğa eğitmeni olan Çimen Erengezgin ile Haydarpaşa Garı’nda düzenlenen Kadıköy Kitap Günleri’nde Yitik Ülke Yayınları’nda birlikte imza günü yaptık ve bolca sohbet etme fırsatımız oldu. Erengezgin, kitabın özellikle kolay okunabilir ve anlaşılabilir olması adına 11 yıldır yoga yaparken yaşadıklarını öyküleştirerek yazdığını anlattı. Dolayısıyla kitabın ismi de kendiliğinden oluşmuş.

Kitaptan yogaya dair en çok hoşuma giden tanımlardan; “Yoga kimin neye ihtiyacı varsa onu sunar. Cesaretle hareket etmeyi, odaklanmayı, disiplini, fark etmeyi, bedensel şifalanmayı da. Kendini tanımayı, doğayla barışık yaşamayı, insana toleranslı olmay da. He ruhsal, hem bedensel hem de yaşamsal dengede kalmayı da. Garantisi var mı diye sorarsanız, bu size bağlı. İsterseniz olur.”

Kitapla ve yazarıyla ilgili merak edebileceklerinizi sizler için sordum;

Yazmaya nasıl başladın ve en çok ne tür yazmak seni besliyor, keyiflendiriyor?

İlk hikâyemi ortaokul döneminde yazdım. Sonra şiirler geldi. Ardından hayatın akışında bir müddet ara verdim, sonrasında da yoga ve özel çalışmaların ardından bir sabah kalemi elime aldım, ilk kitabım Gezginname’de yer alan Şeftali Ağacı’nın farkındalık yolculuğunu yazmaya başladım.

İçinde bir şeyler anlatmaya, mesajlar vermeye özen gösterdiğim ve hayâl gücümü doyasıya kullandığım öyküler yazmak, beni çok keyiflendiriyor ve besliyor. Ayrıca şunu söylemeliyim ki, yaşanmışlıkları yazıyorum. Öncelikle kendi yaşadıklarımı ve yakın çevremde gözlemlediklerimi öyküleştirerek kaleme alıyor, masallarla besliyorum.

Yazma rutinin nasıl? Yazarken olmazsa olmazların var mı?

Tamamıyla ilhamla yazıyorum, dolayısıyla da bir rutinim yok. O ilham denen mucize ne zaman kapımı çalarsa,- bazen gecenin bir yarısı, bazen sabaha karşı, bazen gündüz vakti -, o zaman yazıyorum. Ancak mutlaka sessiz bir ortamda yazmalıyım. Doğanın sesinde,  modern hayatın sessizliğinde diye tanımlayabilirim bu ortamı.

“Vay Başına Yoga Gelenler” kitabının doğum hikayesini anlatır mısın?

İlk kitabım Gezginname için görüşmeler yaparken, sevgili yayımcım Kadir Aydemir bir yoga kitabı yazmam hakkında düşüncelerini dile getirdi. Ancak bu kitap için bir yıl daha beklemem gerekti, çünkü araya ikinci kitabım Yeşil Bisikletli Kız girdi.

Bir yoga kitabı yazmak konusunda kararımı verince de, kendi yöntemime uygun, öyküleme tarzını tercih ettim, çünkü yogayı anlatan pek çok değerli kitap var bizler için. Kıymetli yoga eğitmenlerinin, hocaların hocalarının kitapları bizlere yol gösteriyor.

Ancak yoga öğrencilerinin serüvenini anlattığı kitap neredeyse hiç yok. O nedenle arka kapağa “Bu güne kadar hep eğitmenler anlattı, şimdi sıra öğrencilerde” diye yazdım. Bunu yaparken de esprili bir dil kullandım ki, yogayı yanlış tanıyanlara, önyargılarından dolayı uzak duranlara, ulaşabileyim.

Yıllar içinde yoganın sana ne kattığını birkaç cümleyle özetlemeni istesem ne söylersin?

Yoga sanırım öncelikle denge getirdi hayatıma. Duygusal anlamda iniş çıkışlarım düzene girdi. Bu da dinginliğe ve kararlı olmaya yönlendirdi beni. Ayaklarım üzerinde sağlam basmamı ve belki de en önemlisi, kendimi tanıma, insan olma yolunda çaba sarf etmemi, ilerleme kaydetmemi sağladı.

Hiç yoga bilmeyen birine bu kitap neler verebilir?

Galiba tek kelimeyle anlatacak olsam; yoganın kendisini verebilir.  Öncelikle amacım, yogaya uzak duranlara ve bilmeyenlere doğru tanıtmak ve sevdirmek. Önyargılardan kurtarmak ve isteyene uygulamaları sayesinde, ilk yoga dersine adım attırmak. Yoganın ne olmadığını anlatırsak eğer, ne olduğunu anlatmak daha kolay olacaktır. Pek çok yanlış yönlendirme oldu filmlerde, yazılı ve görsel basında.

“Hiç de anlatılan gibi bir şey değilmiş” denirse eğer kitap okunduktan sonra, bir de asanalar uygulanırsa, benim için büyük mutluluk olacaktır.

Kitaptaki yoga duruşlarının sırasıyla yapılması gerektiğini zaten açıklamışsın ki bu çok önemli bir bilgi yeni başlayanlar için. Buradan başka eklemek istediğin notlar var mı kitaptaki duruşları denemek isteyenlere?

Kitabı okuyanlardan geri bildirimler almaya başladım, ancak hemen belirtmeliyim ki, öncelikle kitabı bir hikâye kitabı gibi okusunlar. Sonra oluşan sorularıyla tekrar, daha dikkatli, o sorulara cevaplar arayarak bir daha okusunlar ve ondan sonra hareketlere, derslerine başlasınlar.

Hemen “ama ben bu hareketi yapamıyorum” “Padmasanada -Lotus Duruşu- çok zorlandım” “hırs yaptım” diyenler oldu. Aman dikkat!

Öncelikle yazdıklarımı okumadan sadece hareketlere odaklanmasınlar. Çünkü orada diyorum ki; “Yogada hırs yok. Yapabildiğiniz sizin en iyinizdir.” Hareketlerde kendilerini zorlamasınlar. Zaman içinde, belki yıllar süren bir sabırla, vücut esneklik kazanacaktır. Bazen bazı hareketleri hiç yapamayabilirler. Önemli olan ne kadarını yaptıkları değil, yaparken neler düşünüp, ne duygular içinde olduklarını fark etmeleridir.

İkinci olarak, bu kitapta yer alan hareketler, bir seri olarak hazırlanmıştır. Hepsini sırasıyla yaptıkları takdirde, bir yoga dersi yapacaklar. Öyle aralarından seçerek, onu yapayım, bunu yapayım olmaz. Çünkü yoga asanaları birbirini tamamlayıcı şekilde hazırlanır. Siz kendinizi yoga yapıyor zannederken, zarar verebilirsiniz bile.

Üçüncüsü; hareketleri yapmadan önce, mutlaka vücutlarını ısındırsınlar ki, sakatlanma riskleri azalsın. Ve son olarak, yogaya başlamadan önce doktorlarından, başlayabileceklerine dair onay alsınlar.

Yogayla ilgili başka kitap var mı sırada?

Şu anda planlı bir çalışmam yok. Aslında dördüncü kitabımı yazıyorum ancak bu bir ilk olacak benim için, çünkü bir roman geliyor. Keyifli, beni biraz zorlayan ancak yine okuyucuya anlatacağı çok şey olan bir roman.

Bugünlerde neler okuyorsun?

Dolayısıyla da bol bol roman okuyorum. Meslektaşımız Defne Suman’ın Yaz Sıcağı, senin Su’yun Gölgesi kitabın, sevgili Banu Özkan Tozluyurt’un Dut Ağacı’nı okudum. Sırada Clarissa P. Estes’in Kurtlara Koşan Kadınlar kitabı, Buket Uzuner, Herman Hesse, Yaşar Kemal ve İtalo Calvino kitapları var.  Bu yaz yine çok okuyacak ve yazacağım sanırım.

 

 

 

 

ÖZGÜR TURAN’DAN HABERDAR OL,

YENİ YAZILAR, ETKİNLİKLER VE GÜNCELLEMELERLE SENİ HABERDAR EDELİM

ÖZGÜR’Ü BURALARDA TAKİP EDEBİLİRSİN Facebook Twitter Instagram