Röportajlarım

Yogayı felsefesi ile birlikte yaşamalı

0 Adet Yorum

-

30 Haziran 2016

“Sadece fitness ve eğlence için insanlara sunulan “McDonald’s Yoga” değil, bizi yükselten yogaya yönelmeliyiz”

Rusya’nın deneyimli yoga eğitmenlerinden Ilya Zhuravlev Ekim ayında uygulamalı bir seminer için İstanbul’daydı. Zhuravlev, yoganın etkisini ancak derinliğine inip felsefesiyle birlikte yaşarsak görebileceğimizi söylüyor. Kendisiyle uzun yıllara dayanan yoga deneyimlerini konuştuk.

Yoga ile tanışma hikayenizi bize anlatır mısınız?

1995 yıllarında Moskova Üniversitesi’nde Felsefe Fakültesi’nde okurken Hint Felsefesi dersinde okuduğumuz Upanişadlar, Yoga Sutralar çok ilgimi çekerdi. O zamanlar Rock’n Roll yaşam tarzım olmasına rağmen doğu manevi kültürünü severdim. Bir gün üniversiteden bir profesörümüzle birlikte Hindistan Konsolosluğu’ndaki Hatha Yoga dersine gittik. Profösöre tek ders yetti ama ben o günden sonra hiçbir ders kaçırmadım. Çok şanslıydım çünkü ilk öğretmenim Jayakumar Swamishri beni egzersizlerle birlikte yoganın bakış açısı ve felsefesiyle tanıştırmıştı. Birkaç ay sonra tüm kötü alışkanlıklarımı yani sigarayı, alkolü bıraktım ve vejeteryan beslenmeye geçtim. Daha sonra Rus hocaların derslerine katıldım, Astanga Vinyasa stilini denedim. Çünkü yarı yatay asanalar bana sıkıcı gelmeye başlamıştı. 1999’da arkadaşlarla Moskova’da ilk Ashtanga Yoga merkezini kurduk. 2001’de ilk defa Hindistan’a gittim, Delhi’de yaşadım ve Iyengar Yoga dersleri aldım, Mysore’ya gidip Ashtanga Vinyasa’yla derinleştim. O zamandan bu yana her yıl Hindistan’ı ziyaret ediyorum. Mysore, Tamil Nadu, Rishikesh ve Kerala olmak üzere Hindistan’ın birçok yerinde eğitimlerimi derinleştirdim. Daha sonra Rusya’da Tibet tarzı asana uygulamalarıyla da tanıştım ve uygulamaya başladım. Ayrıca, batılı Shandor Remete ve Avustralya’dan Simon Borg-Olivier gibi ustaların da eğitimlerine katıldım. Bugün Moskova’daki Yoga108 Merkezi olarak diğer eğitmen arkadaşlarımla birlikte eğitmenlik eğitimleri veriyoruz. Eğitimlerimiz Rusya ve Türkiye’de oluyor.

Bugünlerde hangi yoga tarzlarını uyguluyorsunuz? En sevdiğiniz hangisi?

Sri Krishnamacharya’nın uygulamaları, sadece Ashtanga Vinyasa değil, aynı zamanda onun oğlu Desikachar ve öğrencilerinin tarzlarını seviyorum ve Srivatsa Ramaswami (yıllardır Madras’ta Krishnamacharya’nın gözetimi altında olan başka bir öğrenci). Ayrıca, vyayama’ları (dinamik egzersizler), Dhirendra Brahmachari’nin geleneksel asanalarını seviyorum. Vücut çalışmalarında statik ve dinamik birleşim tarzları benim için modern zamanının hayat koşullarında en etkili görünüyor. Şehirde insanlar az hareket ediyorlar ve onların yoğun pratiğe ihtiyacı var. Shatkarma, pranayama ve meditasyon uygulamaları için Sivananda ve Satyananda Yoga’da çok daha fazla bilgi var. Ayrıca Lahiri Mahasai geleneğinde Kriya Yoga’yı uyguluyorum. Paramahamsa Yogananda’nın ünlü “Yogi’nin Otobiyografi” kitabında bu anlatılıyor. Kendi uygulamalarımda ve öğretimde çeşitli Hint okullardan öğrendiklerimi entegre ediyorum.

Sınıflarınızda öğrencilerinizle neler uyguluyorsunuz? Çoğunlukla pranayama ve asanalar mı? Yoksa hepsi bir arada mı?

Yeni başlayanlar için vücudu esnek hale getirmek, daha da açmak için, ilk önce asanaları ve dinamik teknikleri vyayama’ları öğretiyorum. Sonra yavaş yavaş pranayama uygulamalarını ekliyorum. Deneyimli öğrencilere meditasyon ve zihin yatıştırma tekniklerini öğretiyorum.

En sevdiğiniz asanalar hangileri ve neden?

Ciddi yoga uygulaması için bir lotus duruşu, padmasana önemlidir. Natarajasana yani Shiva’nın dansı pozu çok güzel.

Ne kadar zamandan beri seyahat ediyorsunuz? İçinizdeki yogi hangi ülkeden en çok ilham alır?

Tabii ki de yoga’nın doğduğu yer Hindistan. Oraya 13 yıldır gidiyorum ve yılın 4-5 ayını orda geçiriyorum. Ayrıca, Türkiye’de Antalya yakınlarında bulunan Çıralı Köyü’nü çok seviyorum. Orası sessiz, sakin, güzel doğası var ve hiç büyük, gürültülü oteller yok. Çıralı’da her sene Mayıs ayının ilk haftasında  “Yoga Raduga” festivalini, sonrasında da Yoga öğretmenlik eğitim kursunu düzenliyoruz.

Yoga sizin için ne anlama geliyor?

Yoga kişinin fiziksel ve ruhsal olarak kendini geliştirmesini sağlayan antik bir uygulamadır. Daha da gelişmiş ve daha da yüce insanlar olmamızı öğretir. Beden ve ruhu güçlendirilmesi sayesinde, bizi kendi ruhumuzun bilgisine, herhangi bir dinin ötesinde Tanrı ile bağlantıya götürür. Doğru yoga uygulaması beden ve zihnin uyumunu getirir.

İleri seviyeye geçmek isteyen tüm yogilere tavsiyeniz nedir?

Yoga’da gelişmek için, ciddi pratiği olan insanlarla iletişim kurmak gerekiyor, sadece fitness ve eğlence için insanlara sunulan “McDonald’s Yoga” değil, bizi yükselten yogaya yönelmeliyiz. Yoganın klasik metinlerini, Hindistan’ın ünlü ustalarının kitaplarını okusunlar. Daha da sağlıklı ve doğal yiyecekleri almaya fırsat varken, parlak ambalajlı fast food yemekleri satın alan kişi olmamak gerekir.

***Bu röportaj Aralık 2015 tarihli Yoga Journal Türkiye Dergisi’nde yayınlanmıştır.

 

 

ÖZGÜR TURAN’DAN HABERDAR OL,

YENİ YAZILAR, ETKİNLİKLER VE GÜNCELLEMELERLE SENİ HABERDAR EDELİM

ÖZGÜR’Ü BURALARDA TAKİP EDEBİLİRSİN Facebook Twitter Instagram